Son dönemde yapılan değişikliklerle kıymetli belediye başkanı İ. Melih Gökçek ve avenesi Cumhurbaşkanlığı Köşkünün önünden geçen adı da Çankaya Caddesi olan caddeyi önce tek yöne dönüştürdü. Böylece iki şerit gidiş iki şerit geliş olan ve arasında kaldırım bulunmayan bu yol dört şeritli ve Atakule yönünden Uğur Mumcu Caddesine doğru tek istikamette akmaya başladı, sonra Kuğulu Park civarına yapılan alt geçitlerle (ki bu alt geçitler tamamlandıktan sonra yine Çankaya Caddesi gibi gidiş geliş olmaktan çıkarılan ve ortadaki kaldırımı yok edilen, Kuğulu Park’tan Atakule istikametine doğru hizmete açılan Cinnah Caddesi ve yine benzer akıbete uğrayan Atatürk Bulvarının Kuğulu Park ile Çankaya Köşkü arasındaki kısmı) hizmete açıldı. O tarihe kadar yaşanan trafik sıkışıklarına (ki benim evimle iş yerim arasında olan bu caddelerde, ABD Başkanı, Papa gibi yabancı konuklar için alınan önlemlerden dolayı ve yoğun kar yağışları dışında büyük bir problem yaşandığını hiç görmedim) çözüm olarak oluşturulduğu beyan edilen bu değişiklik neredeyse hiç bir olumlu değişiklik getirmedi. Üstelik Ankara’nın diğer birçok yerine yapılan lüzumlu ve lüzumsuz altgeçitlerin sonucunu paylaştı ve sadece araçları düşünen sistem yüzünden karşıdan karşıya geçişler sorun oldu, kuş uçumu en kısa mesafeleri aşmak için uzun bir sürüş yapmak gerekliliği ortaya çıktı.
En korkunç sonucu ise; Eskişehir yolunda ve İstanbul yolunda tamamlanmış altgeçitlerde yaşandığı gibi birçok vatandaşımız aşırı süratle gelen araçların çarpması sonucu hayatını kaybetti. Altgeçitlerin yapılmasından sonraki 2 yıl içinde ölen yaya sayısı, Ankara’da altgeçitlerin açılmasından önceki 20 yıl içinde ölen toplam yayalardan fazladır. İki yılda altgeçitlerin sebep olduğu kazalarda ölen yayaların sayısı Ankara’da terörist eylemlerle ölen vatandaşlarımızın sayısını misli misli üzerinde.
Terörizm için bir araya gelip, bombalı eylem sonrası büyük bir hasar gören çarşılarımızı bayraklarla donatan, teröre lanet okuyan, katillerin bulunmasını ve cezalandırılmasını isteyen halkımız, korkarım, önümüzdeki yerel seçimlerde, teröristlerden daha çok kişinin ölümüne neden olanları tekrar işbaşına getirmekte bir sakınca görmeyecektir. Bu tezatlıklarla dolu bilincimiz beni hayretlere düşürüyor. Bir otobüs durağına bomba bırakan teröristlerle, altgeçitleri yaparken gerekli düzenlemeleri yapmayan görevlilerin aynı kefeye konularak yargılanmasından bahsetmiyorum. Elbetteki insanları öldürmek için eylem yapanları lanetliyorum, en ağır cezaların verilmesini istiyorum, bunların eylemlerini yapamadan kıskıvrak yakalanmalarını istiyorum. Ancak görevini doğru düzgün yapmadığı için ölüme sebebiyet verenlerin de ceza almıyor olmalarını, bırakın ceza almayı tam tersine övgüyle anılmalarını hatta tekrar kafamıza sindirim sistemlerinde tüketilmiş olanları bırakması için işbaşında tutulmalarını açıklayamıyorum.
Her kim ki bir insanın canına bilerek, bilmeyerek, görevini kötüye kullanarak, görevinin gereğini yerine getirmeyerek, tedbirsiz davaranarak kasdetmiştir ve dahası bu canın kaybedilmesine sebebiyet vermiştir, cezalandırılmalıdır.
Bunu yürürlükteki kanunlar yapmıyorsa halkın yapmasını beklerim ... ama nerede ... bu temenniler olsa olsa bir rüyada olur. Devam edecek olan ise aynı kabus, teröristlerden daha çok can kaybına yol açan bir muhteremin sahnelediği, bilinçsiz çoğunluğun alkışladığı bir trajedi.